Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım 12

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım 12
O gün Sinem’le falan konuşmadım, akşam saat 8 gibi yemeğimi yedim ve bilgisayar başında biraz takıldıktan sonra, gece 11 gibi yattım. Sabah saat 8:00’de telefonumun çalmasıyla uyandım. Sinem arıyordu, telefonu açtım, “Efendim?” dedim. Kocası İbrahim’di telefondaki, “Engin, saat 10:00 gibi gelebilir misin bize? Bavulunu hazırlayıp gel istersen, öğlen çıkarız yola?” dedi. “Tamam İbrahim, geleyim!” dedim ve kapattım telefonu. Saat 9:00’a kadar biraz daha yattıktan sonra kalktım ve bavulumu hazırladım. Kahvaltı yapmadan arabaya atladım ve doğruca Sinem’lerin evine gittim. Kapıyı bana Sinem açtı. Benim çok beğendiğim, seksi pembe pijama takımı üzerindeydi. Gülümseyerek, “Hoş geldin, gel!” dedi. Ben de içeriye girdim.

İbrahim kahvaltı masasındaydı, direkt kahvaltıya oturduk. İbrahim yolu hesaplamış, gideceğimiz yeri falan, “2 saat’te orada oluruz!” dedi. Kahvaltımızı yaptıktan sonra, saat 10:30 gibi çıktık yola. İbrahim ve Sinem kendi arabalarına bindiler, ben ise kendi arabamla gitmeyi tercih edip, onları takip ettim. Saat 12:30 gibi geldik otele. Gerçekten dışarıdan mükemmel görünüyordu. Dıştan ağaç kaplamaları olsa da, içerisi müthiş bir mimariydi ve otel yapıldığı yere göre gayet büyüktü. Direkt odalarımıza çıktık. Otel 3 kattan oluşuyordu. En alt kat resepsiyon, yemekhane ve masaj salonu. Sonraki 2 kat ise odalardan oluşuyordu. Her katta 4 oda vardı.

Sinem ve İbrahim’in yan tarafındaki odaya da ben yerleştim. Otel’e yerleştikten sonra öğle yemeğine indik. Otelin arkası gerçekten harikaydı. Havuz ve bir tane bar vardı. Etrafın ağaçlarla çevrili olmasından dolayı değişik bir hava katıyordu. Öğle yemeğinden sonra odalarımıza çıktık. Saat 14:45 gibi kapım çalındı. Açtığımda Sinem üzerinde mini etek ve bol bir tişört, İbrahim ise mayo şort ve kolsuz tişörtle bekliyordu. “Hadi havuza inelim!” dediler. “Tamam siz inin, giyinip geliyorum!” dedim. Bavulumdan mayo şortumu çıkarttım ve giydikten sonra havuza indim. Çok kişi yoktu, sadece biz ve başka bir aile daha vardı. Hemen İbrahim’in yanına gittim ve yanındaki şezlonga oturdum.

Sinem havuzdaydı, ben ise İbrahim ile birlikte güneşleniyordum. Sinem yarım saat sonra çıktı havuzdan, acayip seksi görünüyordu. Üstünde Çin’de aldığımız beyaz bikini vardı. Vücuduna iyice yapışmıştı. İbrahim bir şey dememişti, ama rahatsız olmuş gibi bir hali vardı. Havuzda saat 16:30’a kadar durduktan sonra odalarımıza çekildik. Acayip yorulmuştum ve saat 18:00’a kadar uyudum.

Kapımın çalınmasıyla uyandım. Kalktım kapıyı açtım, Sinem gelmişti. Altında mavi bir mini kot, üstünde ise kırmızı askılı bir body vardı. İçeriye girdi hemen ve kapıyı kapattı, dudağıma bir öpücük kondurup, “Ben çıkıyorum otelden, arkamdan gel!” dedi. “Tamam!” dedim. Sinem çıktıktan bir süre sonra çıktım ve onu takip etmeye başladım. Otelden çıktık ve ormanlığa doğru gitmeye başladık. En sonunda bir ağacın altında durdu Sinem. Otelden yaklaşık 250-300 metre uzaktaydık. Yola da oldukça uzaktık, birinin görmesi imkansızdı bizi.

Sinem dudaklarıma yapıştı, öpüşmeye başladık. Sinem’i bir ağaca dayadım ve öyle devam ettim işime. Açık hava ve yakalanma korkusu gerçekten harika bir zevk veriyordu. Sinem’in dolgun dudaklarını öperken içimin yağları eriyordu. Sinem elini yarrağıma attı ve şortumun üzerinden okşamaya başladı. Sinem benimle öpüşürken şortumu ve Boxerimi indirdi. Sonra dudaklarımı bıraktı ve eğilerek yarrağımı ağzına aldı.

Sinem’in yalamasına bakıyordum ara sıra, müthiş bir zevk alıyordum. Bugünkü bikinili görüntüsü gitmiyordu gözlerimin önünden. Sinem’in ağzına doğru yarrağımı bastırmaya başladım. Sinem’in ağzından tuhaf sesler çıkmaya başladı, sikimden hafif hafif zevk sıvıları akıyordu. Body’sinin üzerinden göğüslerini okşamaya başladım. Sinem’e, “Seni kocanın yanında da sikeceğim bir gün!” dedim. Sinem ise bir şey demeden hızlı hızlı yalamasına devam ediyordu. Sinem’i kolundan tuttum ve kaldırdım. Body’sini göğüslerinin üzerine kadar çektim ve göğüslerine yapıştım. Kısa bir yalamadan sonra Sinem’i ağaca doğru domalttım hafifçe ve mini kotunu dizlerine kadar indirdim. Altına tanga giymişti rahat olması için. Sinem’e, “İşini biliyorsun sen!” dediğimde güldü.

Tangasının ipini kenara çektikten sonra kalçalarını ellerimle ayırdım. Karanlıktan çok iyi göremiyordum amını. Hemen yapıştım amına ve yalamaya başladım. Sinem inlemeye başladı ve elini klitorisine indirerek okşamaya başladı. Kısa sürede orgazm olmayı istiyordu herhalde. Ben dilimi amının üzerinde seri hareketlerle ilerletmeye başladım. Sinem fazla dayanamadı ve bacakları titremeye başladı. İçini çektikten sonra orgazm olmaya başladı. Sıvıları ağzıma doğru aksa bile kesmedim yalamayı. Ayağa kalktım ve sikimi tükürükleyip amına soktum Sinem’in.

Hızlı hızlı sikmeye başladım, ‘Pat, pat, pat!’ sesler etrafta yankılanıyordu, ama kimse bizi duyamaz veya göremezdi, yoldan çok uzaktık. Açık havada Sinem’i sikerek müthiş bir zevk alıyordum. 10-15 dakika kadar sikmiştim ki, arkamızdan, “Napıyorsunuz siz orada?” diye bir ses duydum. Sinem’in amında hareketsiz bekledim ve kafamı çevirmemle, 1.90 boylarında, iri yapılı, esmer ve hafiften yakışıklı bir adam bize doğru yaklaştı. Sinem’in amından çıktım ve Sinem de hemen mini kotunu çekip, düğmesini bağladı.

Adam yanımıza gelerek, “Sikişecek başka yer bulamadınız mı?” dediğinde, ben, “Lütfen bunu dillendirme, ne kadar para istiyorsan vereyim. Zaten buralarda oturmuyoruz!” dedim. Adam tokalaşmak için elini uzattı ve “Adım Melih, sizden para gibi bir talebim olmayacak. Kimseye de söylemeyeceğim. Ama burda durmayalım, gören olur, gelin benimle, size çay ikram edeyim!” dedi. Adamı takip etmeye başladık. Patika bir yoldan 5 dakika kadar yürüdükten sonra kule gibi bir yere geldik. Büyükçe bir duvarın üzerinde tek katlı bir ev vardı. Burası ormanın gözetleme kulelerinden biriydi.

Saat 19:00’a yaklaşmıştı. Adam bize çay doldurdu ve “Ne diye ormanın öyle bir köşesine geldiniz?” dedi. Çay için teşekkür ettikten sonra, ben adama, “Sinem benim iş yerinden arkadaşım. Kocası onu doyuramıyor ve benimle birlikte oluyor…” dediğimde, adam gülümsedi. Kendisinin 32 yaşında olduğunu ve 3 sene önce eşinden ayrıldığını, o günden sonra ise hiç ilişkiye girmediğini, eğer izin verirsek aramıza katılmak istediğini söyledi. Zorla veya tehditle bir şey yaptırmıyordu, kibarca izin istiyordu. Sinem, “Olur tabii!” dedi. Çaylarımızı içtikten sonra, adam, “Takip edin beni!” dedi, önce girdiğimiz kapıyı kilitledi, sonra aşağıya doğru geçit olan diğer kapıdan aşağıya indik.

Adam ışığı açtığında, güzel ve şık bir oda vardı. Yatak da vardı ortada ve gayet kaliteli bir yataktı. Adam, “Geçin yatağa ve ben yokmuşum gibi devam edin!” dedi. Biz yatağa geçtik, Sinem’in dudaklarına yapıştım ve öpmeye başladım, ama kendimizi çok kasıyorduk. İlk defa birinin yanında yapıyor gibiydik sanki, oysa ki birçok kişiyle beraber olmuştuk böyle, ama aniden gelişmesi bizi şok etmişti. Sinem’in amına elimi attım ve kotunun üstünden okşamaya başladım.

Dudaklarını öpmeyi bıraktım ve body’sini çıkartıp fırlattım. Sinem’in büyük göğüslerini gören adamın iyice gözleri açıldı ve sikini okşamaya başladı. Karşıdaki tekli koltukta oturup bizi seyrediyordu sadece. Ben Sinem’in göğüslerini yalamayı es geçip, direkt mini kotunu indirdim. Tangasını da çıkarttıktan sonra bacaklarını açtım. Melih ise pür dikkat bizi izliyordu. Parmağımı göt deliğine soktum ve ağzımı amına dayayıp yalamaya başladım. Melih kalktı ve önce üzerindeki sıfır kol avcı yeleğini ve sonra da tişörtünü çıkarttı. Ağır bir işte çalıştığından vücudu fena değildi.

Sonra pantolonu ve boxerını çıkarttığında gözlerime inanamadım. Pek çaktırmamaya çalıştım şaşkınlığımı, ama kocaman bir siki vardı. Çok uzun ve kalındı. Sinem’in önüne geldi ve Sinem Melih’in sikini yalamaya başladı, ona da yalamak denirse tabii ki, ağzına zor sığıyordu sik ve yarısına kadar gelebiliyordu ancak. Melih’e, “Şunu tost yapalım!” dediğimde, “Tamam!” dedi. Melih sadece sikini ıslandıracak kadar yalattıktan sonra yatağa yattı. Büyük kollarıyla Sinem’i tuttu ve kucağına aldı. Sinem’in kalçalarını ayırdım ve bende göt deliğine bastırmaya başladım.

Melih, Sinem’in amına girdiğinde, Sinem çığlığı bastı. Sinem’in götüne girse ne olacaktı kim bilir. Sinem’in götüne girmeye başladım ben, ama Sinem amına giren Bazukanın acısından benim götüne girmemin acısını hissetmiyordu bile. Sinem’i rahatlatmak için boynunu ve kulak memesini emmeye başladım. Sinem biraz rahatlamış gibiydi, ama Melih yarrağının büyük olmasına bakmayıp Sinem’in amına hızlı hızlı giriyordu ve Sinem’in çığlıkları kulaklarımızı acıtıyordu.

Ben de o hırsla hızlı hızlı götüne giriyordum. Melih 15 dakika Sinem’i siktikten sonra amına boşaldı. Birkaç dakika amında kaldıktan sonra çıktı. Çok fazla boşalmıştı, Sinem’in amından döller akıyordu. Sinem dizlerinin üzerinde duramıyordu. Kenardan bir yastık aldım ve karnının altına koyduktan sonra götüne girmeye başladım. Bu arada düşünüyordum amı nasıl oldu diye, götünden çıkıp birkaç kez amına soktum, ama sanki hava boşluğuna sokuyormuşum gibiydi ve çok cıvıktı amı. Tekrardan daracık göt deliğine döndüm ve birkaç dakika sonra da ben boşaldım.

Melih Sinem’in yerdeki mini kot, tanga ve body’sini verdikten sonra, “Hemen çıkın, vardiya değişecek birazdan. Gelecek olanlar sizi görmesinler. Ha, tekrar gelmek isterseniz, yarın saat 15:00 gibi gelin, daha uzun yaparız!” dedikten sonra yukarıya çıktı. Sinem, amından akan döllere aldırmadan tangasını ve mini kotunu giydi, ardından ise body’sini giydi ve yukarıya çıktık. Adama teşekkür ettikten sonra, geldiğimiz patika yolu takip ederek otelin önüne gittik. Saat 20:00 olmuştu. Ben hemen otelin barına geçtim. Sinem’le beraber görünürsek İbrahime hoş olmazdı.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32